SILAYA ÇAĞRI
Merhaba sevgili Bektaşağalım,
Gittikçe kopuyor bağımız bizim.
Çoluk çocuğunla gel tanışalım,
Hasret kokar gönül dağımız bizim.
Buralardan haber sorarsan bana,
İç açıcı şeyler diyemem sana.
Lanet olsun evi barkı satana,
Kalmadı o eski büyümüz bizim.
Gelenlerin farklı farklı yöresi,
Ne kültürü uyar, ne de töresi.
Azınlıkta kaldık var mı ötesi,
Adeta kurudu soyumuz bizim.
Ananın babanın mezarı burada,
Yem etme onları gel kuşa kurda.
Torununa anlat köyü otur da,
Burda geçti gençlik çağımız bizim.
Yetiştirdik her meslekten adamı,
Merak bile etmez inan ortamı.
Yalvarırım depreştirme yaramı,
Vurdum duymaz olmuş çoğumuz bizim.
İmecesiz hasat, küskün tarlalar,
Çalınmıyor artık o mızıkalar.
Çocuk sesi gelmez bomboş yazılar,
Boynu bükük bahçe, bağımız bizim.
Teknoloji girmiş artık her eve,
Kavuştuk asfalt, su, elektriğe.
Yılda bir kez olsun gelin görmeğe,
Sayılıdır hafta, gün, ayımız bizim.
Kütüphane, lokal ve de bir dernek,
Kurmuşuz çok büyük önem vererek.
Yaşatalım buna yardım ederek,
Kalkınmada olsun payımız bizim.
www.kandemir57.com dur sitemiz,
Her türlü bilgiler var isterseniz.
Bizi sevindirir desteklerseniz,
İnternet haberde ağımız bizim.
O kadar kısa ki ömür dediğin,
Gurbette kalmasın yorgun yüreğin.
Gel keyfini çıkar emekliliğin,
Yeniden şenlensin köyümüz bizim.
Köylü Yaşarım ben yoktur kudretim,
Dinlenmiyor artık sözüm, sohbetim.
Cahil cühelaya kaldı yönetim,
Git gide değişti huyumuz bizim,
Seçimde yetmiyor sayımız bizim.
YAŞAR KANDEMİR
Mart 2005 Ankara
|